2 Şubat 2016 Salı

Çin İmparatoru'ndan Hz. Peygamber şiiri

Çin'de 1368-1398 yılları arasında hüküm süren imparator Hong Wu (Zhu Yuanzhang)'ın Hz. Peygamber için bir şiir yazdığı ortaya çıktı. Hong Wu, Yuan Hanedanına galip gelerek ülke yönetimine geçen Ming hanedanının ilk hükümdarı. Hong Wu'nun ordusunda, aralarında Chang Yuchun, Lan Yu, Ding Dexing, Mu Ying, Feng Sheng ve Hu Dahai gibi meşhur generallerin de olduğu 10 Müslüman komutan bulunuyordu.

İmparator Hong Wu'nun saltanatı sırasında çok sayıda cami yaptırdığı, Nanjing şehrindeki yıkılmış olan Jinjue Camii'ni de yeniden inşa ettirerek, çok sayıda Hui Müslümanının bu şehre taşınmasını sağladığı da biliniyor. İmparatorun eşi İmparatoriçe Ma'nın da sonradan Müslüman olan bir aileden geldiği tarihi iddialar arasında.


İmparatorun şiiri her birinde dört kelime olan 24 dizeden oluşuyor. Şiirin İngilizce tercümesinden Türkçeye tercümesi ise şöyle:


Kainatın yaratılışından bu yana

Allah elçi atamayı kararlaştırmıştı
Bu büyük, imanlı adam
Batı diyarlarında dünyaya geldi
O, kutsal kitabı getirdi
O kitap otuz parçaydı
Tüm alemler için rehberdi
Tüm yöneticilerin emiri oldu
Her mukaddesin başıydı o
Destek alarak önemli insanlardan
Ümmetini selam yoluna eriştirdi
Beş vakit namaz ile
Sükunet, umut ve barışla
Allah'a dayanıyordu tüm kalbiyle
Fakirler için umut oldu
Onları felaketlerden, zorluklardan kurtardı
Karanlığın üzerlerine çöktüğünü görünce
Ruhları ve alemleri aydınlattı
Uzakta kaldı tüm günahlar
Kelimeler yetmez ona teşekküre
Kutlu yolu sundu bize
Tüm şeytanları mağlup etti
Onun dini saf ve haktır
Muhammed soylu ve büyüktür! 

27 Eylül 2010 Pazartesi

Son Samuray



-Son ana kadar onunla mı beraberdin?
-Evet...
-Bana onun nasıl öldüğünü anlat!
-Hayır! Size onun nasıl yaşadığını anlatacağım...

(Filmin Sonunda Japon İmparatoru ile Amerikan Yüzbaşı arasında geçen diyalog)

14 Temmuz 2009 Salı

Zarifoğlu'na Hasretle

Muaz Yanılmaz

‘ne çok acı var’. Böyle başlıyor ‘Yaşamak’a Cahit Zarifoğlu. Bu ince, içten, samimi, sade başlangıcından ve itirafından dolayı benim için ayrı bir önemi haiz Zarifoğlu. Onun hayatla kurduğu bu doğrudan bağ etkileyici olduğu kadar yol gösterici de oluyor. Şairin hayatını dikkate aldığımızda söylediklerinin bu tecrübeden süzülerek bize geldiğini görmek mümkün. Hayatın şiirini yazarken Zarifoğlu aslında bize şiire nasıl hayat verileceğini de göstermiş oluyor. Onun şair damarında yaşanmışlığın kanı geziniyor.

Zarifoğlu mükemmel bir Müslümanlık çabasının şair ayağıdır. Çağrısı, tevazusunun büyüttüğü bir insanlık çağrısıdır. Namazla, İslam ahlakıyla sulanan bir insanlık çınarının emektar bakıcılarındandır o. Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’sundan Sezai Karakoç’un Diriliş’le devraldığı mirası Zarifoğlu Mavera’yla bizlere, sonraki nesillere aktarmıştır. Bunu gençleri yetiştirmeye harcadığı çabasına, onları önemsemesine, yazdıklarına, söylediklerine, yaşadıklarına bakarak gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Esas önemi bu aktarımı kopyalayarak değil, kendine has üslubu, titiz çalışmasıyla başarmış olmasıdır. Taşın üstüne taş koymasıdır. Medeniyetin şiirini kendi özgünlüğü içerisinde kurmada önemli bir köşe taşıdır Zarifoğlu.

Entelektüelizm ağacından zehirli meyveler aşırmaya çalışan, savruk ve egoist zevatın Zarifoğlu’nun dervişliğine ihtiyacı var. Onun hayallerine, fikirlerine, şiirlerine muhtaçlar. Onun duası bizim hamurumuzun mayasıdır. Onun derviş sakalının gölgesi altında, bu bozuk düzene bir reddiye yazabilecek kimselerin toplanma vaktidir. Bu reddiye elbette şiirin reddiyesidir. Şairlerin reddiyesi olacaktır. Zarifoğlu çabası şiarın şuurunu kuşanıp şiire ulaşacak bir medeniyet ufkunun, önünde selama durulacak gayretkeş çabasıdır.

Derviş şairimiz, zarif Müslüman, hal ehli... Giderek kabileleştiğimiz şu zamanlarda bir medeniyet ufkuyla konuşan, şiirler söyleyen abimizi rahmetle, hasretle anıyorum. Şiirleri kalbimizi ısıtacak. Bizi bir derviş kılıp, bir devrime hazırlayacak inşallah.

Muaz Yanılmaz

22 Mart 2008 Cumartesi

Zamana Yay Gerip Ok Atmak

Şarkı ve oyma dudak

Sağlam gözleri
Ve yandan Bakılınca
Uzun yüzünde kabartma bir deniz

Bütün kuşlarla gidilir yanına
Sıhhatli bir hava seçilir dolaptan
Bakılır en arkaya durmuş evin
Acısız aynasına

Bu yaşamak sezonu çok memnun
Yay gerip ok atan

.. ..... ... .....
.. .....
.. ..... ....

Cahit Zarifoğlu

21 Mart 2008 Cuma

Her Yol Mekke'ye Gider!..

Batı için "Her yol Roma'ya gider"se, İslam dünyası için de "Her yol Mekke'ye gider". Yâni bu iki âlemden her biri, başka bir yol, başka bir istikamet, başka bir tâlih takip etmeye ve insaniyetin umûmî gelişmesinde farklı vazifeleri yerine getirmeye mecburdurlar.

Said Halim Paşa - Buhranlarımız